02/12/2014 0:59
Nörotransmitterler, beyin kimyasalları olup vücudun ürettiği hormonlardır. Nörotransmitterler, sinaps bölgesindeki boşluğa gelen iletinin, mesajın, bilginin daha kolay atlamasını, yani karşı tarafa geçmesini sağlar.

Nörotransmitterler, sürtünme kuvvetini azalmış gibi elektrik akımının yani bilginin daha hızlı hareket etmesini sağlamaktadırlar. Örneğin üstüne örtü örtülmüş bir masanın üzerinde duran silgiyi elinizle ittiğinizde örtüden kaynaklanan sürtünme kuvveti çok olduğu için silgi hızlı hareket edemez. Ancak örtüyü kaldırdıktan sonra masanın üzerindeki silgiyi iterseniz sürtünme kuvveti azaldığı için daha hızlı hareket edecektir.

Bu örnekte olduğu gibi nörotransmitterler,  sürtünme kuvvetini azaltmış gibi iletinin, mesajın yani elektriksel akımın çok daha hızlı bir şekilde karşı tarafa geçmesini sağlar. Bundan dolayı da nörotransmitterlerin en önemli faaliyeti bilginin, iletinin çok daha hızlı bir şekilde karşı tarafa geçmesini sağlamaktır. Nörotransmitterlerin bu faaliyetleri insanların daha kolay öğrenmelerine yardımcı olmaktadır.

Öğrenme faaliyeti iki beyin hücresinin yani nöronların birbirlerine yaklaşmasıyla gerçekleşmektedir.   Bu yakınlaşma bir nöronun aksonu ile diğer nöronun dendritinin birbirlerine yakınlaşmasıyla meydana gelir. Bu yakınlaşma aslında tam bir birleşme olmayıp arada bir boşluk kalmaktadır ki bu boşluğa "sinaps boşluğu" adı verilir. İşte nörotransmitterler bilginin bir nörondan diğerine geçebilmesi için aradaki sinaps boşluğunda görev yaparak bilginin bu boşluktan hızlı bir şekilde diğer nörona geçmesini sağlar. Öğrenilen bilgi ne kadar çok tekrar edilirse bu boşluk arasındaki bağlantı o kadar güçlü olmakta ve bilgi hem daha hızlı hem de daha kolay hatırlanabilmektedir.

EN ÖNEMLİ NÖROTRANSMİTTERLER

-ACH( ASETİL KOLİN) : Dikkat, bellek, öğrenme, hafıza ile ilgili olan bir nörotransmitterdir. Asetil kolin nörotransmitterinin fazla olması titreme vb. hastalıklara neden olurken eksikliği felç olma riskini artırmaktadır. Alzheimer ve unutkanlıkla ilgili olan rahatsızlıklarda asetil kolin eksikliğinden kaynaklı bir sorun olduğu düşünülmektedir.

-DOPAMİN: Dopamin, heyecanla ilgili olan bir kimyasaldır. Yani insanın heyecanlanma sırasında salgılamış olduğu bir nörotransmitterdir. Dopamin hormonunun fazlası şizofren hastalığına neden olurken azlığı Parkinson rahatsızlığına neden olmaktadır.

-SERATONİN: Seratonin mutluluk hormonudur. Seratonin nörotransmitterinin azlığı kişinin depresyona girmesine neden olur. Seratonin kimyasalının fazla olması ise kişiyi manik yani gereğinden fazla mutlu, gereğinden fazla hareketli yapmaktadır. Manik-depresif mevsimsel duygu durum bozukluğudur. Manik-depresif hastalar kışın daha depresif olurlarken yazın daha mutlu olurlar. Çünkü güneş ışığı seratonin hormonunun artmasında etkili olmaktadır.

-NOREPİNEFRİN: Öğrenme ve bellek üzerinde etkili olan bir nörotransmitterdir. Bu kimyasalın azlığı hafıza sorunlarının yaşanmasına neden olur.

-ENDORFİN: Ağrı ve acıyı kesen ağrının ve acının hissedilmesini engelleyen bir kimyasaldır. Örneğin bir kişinin bileği burulduğu zaman ilk burkulma anında kişi çok fazla ağrı hissetmez. Ancak bir süre sonra bacak şişmeye başlar ve yavaş yavaş ağrı artar ve kişi artık ağrıyı büyük ölçüde hissetmeye başlar. Ağrının bir süre sonra hissedilir derecede artma sebebi, salgılanan endorfin hormonun zaman geçtikçe etkisini kaybetmesidir.

Endorfin hormonu, beyine direk enjekte edildiğinde herhangi bir uyuşturucudan 120 kat daha etkili olurken kandan yani damardan enjekte edildiğinde 3 kat daha etkili olmaktadır. İnsanın kendi bedeninin ürettiği bu uyuşturucu birçok sakinleştirici ve suni uyuşturuculardan çok daha iyi bir ağrı kesici olmaktadır.

Kategoriler:

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu
Coğafya Tarih Sitesi Matematik Sorusu Türkçe Sitesi