Beş duyu organımızın haricinde de iletişim kurabilmemiz mümkün. İşte Telepati, duyu dışı algılama becerimizdir. Tüm insanlar Telepati yaparlar ama bunun şuurunda olmazlar. Mesela altıncı his denilen birşey vardır. İşte bu Telepati'den öte birşey değildir. Yine aynı şekilde bazen çalan telefonun kim olduğunu tahmin ederiz. Yada yolda yürürken bir arkadaşımız aklımızdan geçer ve sonra onunla karşılaşırız. İşte tüm bunlar günlük hayatta farkında olmadan yaptığımız Telepatilerdir.

Telepatik iletişim nasıl kurulur?

Konuşmaksızın Telepati ile karşınızdaki insana bir takım bilgiler aktarmanız mümkündür. Örneğin düşünce, fikir, bir takım resimler vb. Telepati yapmak için alıcı ve verici olmak üzere iki kişi lazımdır. Verici kişi aklından bir takım düşünceler geçirir. Ve alıcı kişiye de bu düşünceleri algılar. Böylelikle Telepati yapılmış olur. Telepati için bir kişideki düşüncelerin, diğer kişiye aktarılması da diyebiliriz. Fakat Telepati yeteneği her insanda aynı boyutta değildir. O yüzden bu yeteneği üzerine düşüp geliştirmekle kazanabiliriz. Nitekim etrafımızdaki insanların hepsinin altıncı hissi kuvvetli değildir. Aklınıza alıcı olan kişinin, vericinin gönderdiği düşünceleri nasıl algıladığı sorusu gelebilir. Bilimadamlarının inceledikleri örnekler de alıcının gönderilen düşünceyi hissettiği, kuvvetli bir duygu olarak algıladığı ve bazen de kafasında bazı şekiller belirdiği gözlemlenmiş.

Telepati ile insanları tanımak mümkün mü ?

Gerek yeni tanıştığımız insanları, gerekse uzun yıllardır tanıdığımız insanları yeteri kadar tanıyamayız. Kadim dostlarımızdan kazıklar yediğimiz olur mesela. İşte insanları tanımak yıllarla değil, sezgisel becerilerimizle ölçülür. Eğer bu becerilerinizi kullanmaz yada yanlış kullanırsanız, yıllar da geçse insanları tanıyamazsınız. Hislerimizin, sezgilerimizin bizi yanıltacağı söylenir. Ama bu kesinlikle doğru değildir. Kalp her zaman doğruyu söyler. Herşeyi akıl, mantık ekseninde değerlendirmek bizi doğru sonuçlara götürmez. Sezgisel becerilerimizi yanlış kullanmak dedik. Burdan kastım ise bazen çevremizdeki insanlar bilinçaltımıza yanlış şeyler aşılar. İşte bu kendimize ait olmayıp etrafın bize vermiş olduğu düşünceler, sezgilerimizi yanlış yönetmemize sebep olur. Telepati ile insanları algılamak için şu egzersizi yapabilirsiniz; yeni tanıştığınız birisine uzun uzun bakın, hiçbir fikir yürütmeden sadece bakın ve onu izleyin. Sonra sessiz sakin bir ortama geçin. Hatta mümkünse bir duş alın. Ve o kişiye odaklanın. O kişiyle ilgili sezgilerin size gelmesini bekleyin. Size gelecek düşünceler bir his olabileceği gibi, bir resimde olabilir. Sonra aklınıza gelen herşeyi bir yere not edin ve o kişiyi tanıyan insanlara sorun. Bakın bakalım ne kadar tanıyabilmişsiniz.

Sezgilerimizi, başkalarının bizde oluşturduğu düşüncelerin etkilerinden nasıl koruruz?

İçimizde 2 kişi vardır ya hani. Birisi her zaman olması gerekeni söyler. Birisi de içimizdeki çocuktur. Kendimizdir. Yukarıdada söylediğim gibi sezgilerin doğru sonuçlar vermesi için, kendi iç sesimizi dinlemeliyiz. Peki zihnimizde başkalarının oluşturduğu düşüncelerden nasıl kurtulacağız. Telepati çalışmaları için bir odanız olsun. Bu odaya sizden başka kimse girmesin. Bu oda sizin enerjinizle gün geçtikçe dolacak ve yabancı düşüncelerin sizi etkilemesine izin vermeyecektir. Odanızda çalışmaya başlamadan önce mavi ışık yakın. Mavi ışık odadaki tüm negatiflikleri pozitife çevirir. Hepimizin bildiği nazar boncuğunun mavi olmasının sebebi de boş değildir. Başkalarının düşüncelerinin tesiri altında kalmamanın en iyi yolu düşünceleri sorgulamaktır. Kimsenin söylediğini direk kabul etmeyin. Sorgulayın. İnsanlar hakkında kötü zan beslemeyin, ön yargılı olmayın. Zihninizi olabildiğince tüm negatifliklerden uzak tutup, öz benliğinize odaklanın.

Kategoriler:

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu
Coğafya Tarih Sitesi Matematik Sorusu Türkçe Sitesi