02/12/2014 1:01
Bu kuramı ortaya atan ilk isim Victor Bochard' dır. 1878 yılında ortaya attığı kuramın asıl gelişimi Karl Popper ile sağlanmıştır. Bochard' a göre bazı durumları açıklayan birden fazla doğru kanıt onun hakkında kesin yargıya varmak için yetersizdir. Hatta yanlıştır. Gerçeğe ulaşılmak isteniyorsa, gerçek üzerine doğrular değil yanlışlar konuşulmalıdır. Dolayısıyla gerçeğe dair pozitif yaklaşımlı kanıtlar yetersizdir. Kesin yargı için negatif kanıtların bulunması gerekir. Popper ise " yanlışlanabilir özellik " ile bu kuramın gelişmesinde etkili olmuştur. Aslında bu kuramı çok daha sağlam temellere dayandırmıştır. O da mevzuyu kuramlar üstüne getirmiş ve durumu şöyle açıklamıştır:

Bir kuramın geçerli olabilmesi ve kanıtlanabilmesi için, onu doğrulayan olgular yanıltıcıdır. Çünkü doğrulayan olgulara odaklanılır ve genellemeler yapılır. Oysa belirleyici olan kuramı yanlışlayan olgulardır. İşte yanlışlayan olguları belli olan bu kuramlar bilimseldir. Ona göre deney yapmak kolaydır. Deney sonucunda kuramı destekler doğru olgular da bulunması çok zor değildir. Ancak yanlışlayan olgular bilinmedikçe kesinlik bir bilimsellikten söz edilemez. En basit şekilde şöyle açıklayalım ve Taleb' den bir örnek verelim: Eğer bir kuram yanlışlanabiliyorsa işte o zaman bilimsel değere ulaşmış demektir. Nicholas Taleb ise Siyah Kuğu isimli kitabında bu olayı şöyle açıklıyor:

" Beyaz Kuğuları görmek, Siyah Kuğuların olmadığını kanıtlamaz. Ancak burada bir istisna söz konusu; Hangi ifadenin yanlış olduğunu biliyorum, fakat bu hangisinin doğru olduğunu bildiğim anlamına gelmiyor. Bir Siyah Kuğu görürsem, tüm kuğuların beyaz olmadığını doğrulayabilirim! Birini cinayet işlerken görürsem, onun bir katil olduğundan emin olabilirim. Fakat onu cinayet işlerken görmezsem masum olduğundan emin olamam. Aynı şey kanser saptaması için de geçerlidir: Tek bir habis tümörün olması kanser olduğunuzu kanıtlar, fakat böyle bir bulgunun olmaması kanserli olmadığınıza dair kesin bir delil anlamına gelmez. "

Olaya biraz da başarı ve başarısızlık üzerinden gidelim ve taşlar yerine otursun. Mesela başarılı olan birçok giyim mağazası var. Bu başarılı mağazalar çok iyi iş yapıyor ve çok paralar kazanıyor. Bunun üzerine bu mağazaların sahiplerinden yer seçmedeki kriterlerine dair tüyolar alınıyor. Ancak bu mağazaların bulunduğu yerlerde birçok zarar eden mağaza da var. Onlar ise gözardı ediliyor ve doğrulayan olgular gerçekmiş gibi görünüyor. Yanlışlayanlar ise geri plana itilerek hayati kararlar alınıyor.

Son olarak Abraham Lincoln' un hayatından bahsedelim. Bildiğiniz gibi üzerine birçok kitap yazılmış, birçok kitapta da örnek olarak verilmiştir. Uzun seneler boyunca sürekli başarısız olmuş ancak en sonunda sürekli ihtimalleri zorladığı için ABD Başkanlığı' na sahip olmuştur. Yani bu kitaplarda sürekli başarısızlıktan yılmamak gerektiği anlatılır. Doğrudur ancak eksiktir. Çünkü bu kitaplar Lincoln ile benzer hayal kırıklıklarını yaşamış ve sonunda hiçbir istediğine kavuşamamış insanları örnek vermezler. Bu da gerçekleri saptırmak olur. Çünkü Lincoln bir istisnadır. Dünya üzerinde az sayıda birçok felaketle karşılaşıp sonunda çok büyük isteklerine kavuşabilen insan vardır. Ancak birçok felaketle karşılaşıp hazin sonlarla biten birçok yaşam öyküsü mevcuttur. Ancak çoğu kişisel gelişim öykülerinde, kitaplarında sürekli pozitif örnek verilir. Bu da insanların eksik veya yanlış bilgilendirmesi demektir.

Kategoriler:

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu
Coğafya Tarih Sitesi Matematik Sorusu Türkçe Sitesi