İnsan yaşamının çeşitlenmesi, insanların birbirleri ile olan ilişkilerinin artması ve çevre kirliliği ile birlikte hastalık türleri de çoğalmıştır. Çoğalan hastalıklara karşı ise, toplumda bir bilinç oluşmuş ve tedbir alma tabiri önemli bir hale gelmiştir. Bu bağlamda ise, "dezenfeksiyon" ve "sterilizasyon" gibi kelimelerin kullanımı artış göstermiştir. Genellikle bu iki kelime toplum tarafından ve aynı manada kullanılır. Fakat bu iki kelimenin anlamları birbirinden farklıdır. Bunlardan sterilizasyon, herhangi bir cismin içinde veya üzerinde yer alan mikropların öldürülmesi işlemidir.

Dezenfeksiyon işleminde ise, cismin içinde veya üzerinde olan ve yalnızca hastalığa sebebiyet verebilecek zararlı mikroplar öldürülmektedir. Toplumda bu iki kavram arasında karıştırma söz konusudur. Bu karıştırma, işlemlerin birbirlerine çok benzemesi ve bu işlemlerde kullanılmakta olan maddelerdir. Zira dezenfektan etkisi olan bazı maddeler sterilizasyon işleminde de kullanılmaktadır. Oksijenli su, bu maddelere bir örnektir.  Son yıllarda oldukça gelişen ve modern tıp olarak adlandırılan tıp dünyasında, sterilizasyon işlemi hayati derecede roller oynamaktadır. Özellikle cerrahi müdahalelerde kullanılmakta olan aletler, bu konuda oldukça önemli rol oynamaktadır. Bu aletler üzerinde cerrahi müdahale sonucunda birtakım mikroorganizmalar yer alır. Sağlık açısından büyük risk taşıyan bu aletler, bir sonraki cerrahi müdahale öncesinde kesinlikle sterilize edilir ve bu sterilizasyon işlemi uluslar arası standartlara uygun bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Ülkemizi ele alırsak ülkemizde sağlık açısından risk taşıyan ameliyat aletleri, "konteyner" adı verilen demir kaplar sayesinde yapılır. Ameliyat aletleri bu aletlerin içerisine yerleştirilir ve burada bu aletler "otoklava" adı verilen cihaz sayesinde sterilize edilir. Sterilize işleminde otoklava cihazı, işlem sırasında ozon gazından ve morötesi ışınlardan faydalanmaktadır.

Son yıllarda sterilizasyon işleminde, nemli ısı buharı kullanılmaktadır. Nemli su buharının sterilizasyon işleminde kullanılması, cerrahi mücadelelerin ardından vücuda yerleşen mikroplar sonucunda meydana gelen komplikasyonlarda, oldukça ciddi azalmalar meydana getirmiştir. Sterilizasyon işleminde kullanılan otoklav aletleri, ülkemize yaklaşık olarak 40 yıldır kullanılmaktadır. Otoklav aletlerinin ilk örneklerinde, su buharının aletlerinden üzerinde kalan mikropları öldürmesinden yararlanılmıştır. Geliştirilmekte olan ilk otoklav aletlerinde su buharının kullanılmasının nedeni ise, su buharının mikropları öldürme gücü ve de insan sağlığına herhangi bir zararının bulunmamasıdır. Sterilizasyon işleminde, temizlenecek aletler 130 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda ve 2 ATM atmosfer basıncına oldukça yakın değerlerde yaklaşık 2 ile 3 dakika arasında tutulmaktadır. Bu sayede aletler sterilizasyon işlemini tamamlayarak üzerilerinde yer alan bütün mikroorganizmalardan arınmaktadırlar. Sterilizasyon işleminde kullanılan süre, ortamın şartlarına göre farklılık göstermektedir. Öyle ki, basınç ve de sıcaklık olarak daha düşük olan ameliyat ortamlarında sterilizasyon süresi 7-8 dakikayı bulmaktadır. Aletler, bu süre boyunca aletin içinde kalırlar ve kullanıma uygun bir hale gelirler.

Ameliyatlarda kullanılan aletlerin sterilizasyonu işleminde, su buharının dışında farklı tekniklerde kullanılmaktadır. Işına maruz bırakma ve süzme yöntemi bunlardan birisidir. Bazı yöntemlerden ise süreç içerisinde, tüm mikropları yok edemediği gerekçesiyle vazgeçilmiştir.

Kategoriler:

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Güvenlik Kodu
Coğafya Tarih Sitesi Matematik Sorusu Türkçe Sitesi